• iletisim@turkiyeduysun.com
  • 03522481651

HABER DETAYI

15 Mayıs 2019 10:12

DEVE İLE UĞRAŞANLAR, HENDEK ATLATANLAR: “SATIŞÇILAR”

DEVE İLE UĞRAŞANLAR, HENDEK ATLATANLAR: “SATIŞÇILAR”

Önceki makalemde, “satışcı”lardan bahsedeceğimi söylemiştim.

“İşte hendek, işte deve”….

Bu sözler; satışcısının eline ürününü verip, müşteri bul ve sat diyen patronlara ait.

Ben bu deve ile hendeği nasıl geçeceğim” diye düşünenler de;  “satışcılar”.

Şimdi deve kim, hendek ne diyeceksinizJ

“Deve”, satışcının elindeki “ürünler”“Hendek” de müşteri.

Efendim niye deve dedik ürünlere belirteyim;

Ne kadar iyi, kaliteli, kullanışlı,  muhteşem ürünümüz olursa olsun, bir yönü ile daha çok tercih edilen, daha kaliteli, daha ucuz, daha pahalı, daha marka, vs.  rakip ürünler var. Bu yüzden deve gibi boynu eğri ya da hörgüçlü durabiliyor başka ürünün yanında. Herkes diyor ki benimki en  iyisi, güzeli, kalitelisi….

Bir şampuanın, bir kredi kartının, bir ayakkabının, bir buzdolabının, bir otomobilin, bir bilgisayarın, bir mobilyanın, bir halının… Hep daha iyisi olduğu iddia ediliyor reklam dünyasında tüketicilere.

Böyle bir pazar içinde de aklı karışık, ödeme gücü belli, bilinçli gibi ama şaşkın- ürünlere bakıyor hangisi deve, hangisi zürafa anlayamıyor. (Boynu ve sırtı düz ya ondan zürafaya benzettim J)Hani inişli gibi de çıkışlı gibi bir “hendek”  oluveriyor  müşteri.

Satıcı ne yapsın? Elindeki devesiyle hendekleri atlamaya hedeflerine ulaşmaya, adetsel- rakamsal değerler toplamaya, performansını artırarak, prim toplamaya  çalışırken diğer taraftan  devesini  zürafa gibi göstermeye, bazen kuyruğuna tavus kuşu kuyruklarını ekleyerek  ürününü  sunmaya çalışıyor. Derken ürün bazen elinde patlıyor “lama” olup kendisine tükürüyor.

Patronlar da “Kaç hendek atladın, nasıl atladın, hendekleri atlarken çaprazda duran ovaları da geçtin mi ?” (JÇapraz satış yaptın mı? ) gibi takipler yapıyor.

Bir de şirketler içinde ayrı bir yarış söz konusu;  “Ahmet 10 hendek atladı Bu ay ayın personeli oldu”“Osman hendeklere ulaşamadı”, “Selin geçen aya göre 7 hendek daha kazandı”… gibi iç savaşlar da var.

Sonra patron tekrar; “işte hendek, işte deve ya aşarsın ya düşersin” diyerek son sözünü söylüyor. Satıcı da ya tam gaz hendeklere koşuyor, ya da baktı olmadı vazgeçiyor…

Satıcı olmak zordur. Ama bir satıcıya yakışan vazgeçmemektir.

Bir satıcı önce;

Kendine inanmalı, güvenmeli.

Sonra;

Çalıştığı kuruma, şirkete, yöneticilerine, vizyon ve misyonuna, takım arkadaşlarına, ürününe güvenerek;

  • Hizmet kalitesine,
  • İlişki – bilgi ve veri tabanı yönetiminin gücüne,
  • Teknolojiye,
  • Gelişime ve yeniliğe açık olmaya,
  • Yaratıcılığın gerekliliğine,
  • Ve tabii ki “insan”a her zaman değer vermeye inanmalıdır.

O zaman develer; zürafalar olacaktır, hendekler de; dağlar…

Gelecek ay: Dağları konuşalım. Karlı ,ayazlı, ormanlı dağları ( müşterileri)

HABERE YORUM YAP

HABERE YAPILAN YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.