• iletisim@turkiyeduysun.com
  • 03522481651

HABER DETAYI

4 Nisan 2019 16:23

Marka bağımlılığı olmayan markalar nasıl olur?

Marka bağımlılığı olmayan markalar nasıl olur?

Marka bağımlılığı olmayan markalar nedir? Geçen yazımızda marka bağımlılığı konusuna ve bunun müşteri için oluşturabileceği handikaplara değinmiştik. Bu ay, marka bağımlılığının devamındaki sürece, hatta belki marka bağımlılığı oluşmasını veya devamını engelleyen sürece değineceğiz.

 

Marka bağımlılığı olmayan markalar nasıl olmalı?

 

Marka bağımlılığı oluşturan şartlar, çokça da sizin kendi şartlarınızla ilintilidir. Sizin şartlarınız değiştikçe, marka da sizin için daha kullanışlı veya daha az kullanışlı hale gelir. Sizin ötenizde veya gerinizde kalabilir. Maddi, kültürel, sosyal ve hatta fiziksel şartlarınız değiştikçe, aynı markanın farklı alt gruplarında geçişler yapmanız. Veya o markayı terk ederek yeni arayışlara girmeniz gerekebilir. Bu ise hayatınızda korktuğunuz kadar büyük, alışması zor, sizi mutsuz edebilecek bir değişiklik olmayabilir. Size kısa zamanda entegre olabilecek, sizin de mutlulukla kabul ede­ceğiniz bir değişim olacaktır.

 

Bunu bilen marka ve iş yerleri, kendini ürün için zorla­mayan, ürünün de aynı şekilde kendisine uyum sağlamakta zorlanmayacağı müşterileri tercih ederler. Bedeniniz 44 ise, 42 bedene kadar hizmet veren bir yerin iyi müşterisi olmaya çalışmak. Kilo vermeyi düşünmediğiniz sürece bir gün iflas edecek bir gayrettir.

 

Marka bağımlılığı olmayan markalara örneklerle devam edelim

 

Bir araba markası bir dönem “Bizim arabalarımızda bu­lunamayacak aksesuarlar” sloganlı ve bu temaya uygun bir reklam kampanyası yapmıştı. Reklamlarda, vites topuzunda tespih; pedalların önünde, arkasına basılmış, sivri burunlu, yumurta topuk bir ayakkabı ve benzeri erkek eşyaları kulla­nılıyordu. Tabii bu o dönem biraz rahatsız edici bulundu, gündeme ayrımcılık, markaların snob’luğu, Türk erkeğine (hatta Türk’lüğe) hakaret gibi maddeler taşındı ve reklam kısa süre içinde yayınlardan kaldırıldı.

 

Şimdi buna bir Türk olarak alınabilir, içerleyebilir, kırıla­bilir, kızabilir ve bu markayı o gün söz konusu ‘aksesuar­larla’ zaten hal-i hazırda kullanmakta olan biriyseniz araba­nızı hemen o gün satabilir. Veya İtalya krizi günlerinde ben­zerlerinin yapıldığı şekilde Almanya konsolosluğu önünde yakabilirsiniz. Bu iddialı reklamı tasvip etmeyebilir, terbi­yesizce bulabilirsiniz. Ama konumuzla köprü oluşturmamız gereken noktada anlamamız gereken bir şey olduğu ortada­dır. Marka bir tercih yapmıştır. Büyük olasılıkla bu tercih çok önce yapılmış bir tercih olup, o dönem sadece “Artık saklamıyoruz” denmiştir. Marka bağımlılığı bu durumda sizin o markanın ne kadar İyi Müşterisi olduğunuz veya olmak istediğiniz, bu markaya bağımlılığınız, bir daha sorgulamanız gereken bir konu olmuştur.

 

Bağımlılığı olmayan markalar için son olarak

 

Bu örnekler çoğaltılabilir, yüzlerce marka tercihi örneği verilebilir. Özetle, sizin değişen şartlarınız marka bağımlılığı için de geçerli olup, marka da değişebilir. Bu sizin uyum göstere­bileceğiniz ve aslında menfaatinize de olacak değişimlerden oluşan bir paketse (misal, o markanın, otomobillerine artık küllük koymamaya karar vermiş olmasını “Ne güzel, ben de bahaneyle sigarayı bırakırım hem belki...” diye karşılayabi­liyorsanız) hiç sorun değil. Ama zorlanacağınız şartlar varsa ortada, “Onu kullanmazsam marka itibarı kaybederim, kendime yabancılaşırım vs.” gibi endişelerle zorlanmanın gerçekten çok gereği yoktur.

HABERE YORUM YAP

HABERE YAPILAN YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.